26 Temmuz 2014

Nedir Bu E- Öğrenme?

Uzaktan öğrenme yeni bir konu değil, hem Türkiye için hem de dünya için asırlardır var olan bir öğrenme şekli. Mektupla öğrenimden, elimizdeki kaynakların yardımı ile dijital platformlara geçiyoruz ve her gün bu konuda daha da fazla uygulama geliştiriliyor. Uzaktan öğrenme programları başlangıçta bir sınıfta öğrenim alamayacak insanlar için geliştirilmiş olsa da bugün hem bu amacını koruyor hem de elimizdeki teknolojiler ile yeni olasılıklara bir kapı açıyor.

Aslında bunca zamanda uzaktan öğrenimde değişmeyen şey, bütün öğrenim programının bir merkezden planlanması, öğrenim materyallerin yine merkezden geliştirilmesi ve tamamen öğrenci odaklı olasıdır. Bu üçünden herhangi biri eksik olduğunda planlanan öğrenme programı başarısız olmaktadır.



Bugün internet, bilgisayarlar, tabletler ve hatta mobil telefonlar yardımı ile pek çok kişi farklı öğrenim programlarından faydalanabiliyor. Hatta bunların bir kısmı ücretsiz bile sunuluyor. Burada kast ettiğim internette herhangi bir sayfada referanssız veya öylesine sunulan içerikler değil. Bunların doğruluğunun şüphe götürdüğünü az çok hepimiz biliyoruz. Kast ettiğim nitelikli öğretmenler tarafından içeriği hazırlanmış olan programlardır.

Bu uzaktan öğrenme platformlarını hazırlayanlar içeriğine göre çok farklı kaynaklar olabiliyor. Örneğin bir şirket kendi çalışanlarının bilgi seviyelerini arttırmak amacıyla videolar hazırlayabiliyor, ya da yabancı dil kursu kendi programlarını internete taşıyabiliyor ya da büyük bir şirket müşterilerinin faydalanması için içerik temin edip, bunu onlara sunabiliyor...  Kısaca toparlarsam, bu işteki paydaşlar:
  • Öğrenim materyali oluşturanlar
  • Öğrenim senaryolarını oluşturanlar
  • Materyalleri uygun platformdan öğrenciye ulaştıranlar
  • Programı destekleyen sponsorlar


Öğrenim materyallerini oluşturanlar ile senaryoları oluşturanları özellikle ayırdım. Çünkü şu an özellikle Türkiye'de öğrenim materyallerini oluşturan kişilerin arayüzlere ve kullanıcıya hakim olmadıklarını görüyorum. Bu öğrenim senaryoları, öğrenci odaklılığı sağladıkları için, bence bütün eğitimin başarıya ulaşmasındaki en önemli adımdır. Verilen bilgi elbetteki çok değerli ama onu almak isteyen kişinin hangi arayüzle, ne zaman ve başka ne yaparken veya aklından ne geçerken bilgiye eriştiğini düşünerek tüm bilgi akışını ona göre planlamak gerekir. 

İş deneyimlerime göre öğrenim programlarında devam oranları uzun vadeli bakıldığında ne yazık ki çok çok düşük kalıyor. Bu ister bir sınıf eğitimi olsun, ister uzaktan eğitim ya da karma olsun. Öğrenci belirli bir noktadan sonra kaybedilmeye başlanıyor. (Bunun altında yatan nedenler için ayrı bir yazı hazırlamayı düşünüyorum o nedenle burada belirtmeyeceğim.) Uzaktan eğitimde bu daha da rahat ölçümlenebiliyor. Dijital öğrenme platformları bence çoğu insanın düşündüğünün aksine, bu oranı arttırmada bir avantaj sunuyor.

Ülkemizde hala çok az sayıda firma öğrenim platformlarını sağlıyor ve ne yazık ki bu platformlar bildik tek bir yazılıma dayanıyor ve bu platformda da yapılabilecekler ne yazık ki sınırlı kalıyor. Onları zorlayacak ve yeniliklere açılmalarını sağlayacak olanlar ise sponsorlar! Her zaman daha iyisini ve gelişmişini istemeliler. Çünkü bu işin çarkını döndürenler aslında onlar.

Not: E-eğitim veya eğitim sözcükleri daha ziyade davranışa yönelik anlam taşıdıkları için kullanılmamıştır.

Hiç yorum yok: